Startseite
  Über...
  Archiv
  AbOuT mE
  DeUtScHlAnD aNd TüRkEn
 
  Master-Gheddo(ICH)- OH MANN
  ICQ-KONTAKTE
  B-CrY
  GaLaTaSaRaY
  SaRiLaR , das Dorf in dem my Family wohnt
  AcHtUnG!!!!!!!!!
  ISLAM
  MEIN VOLK
  HÖLLE
  HIMMEL
  EINE TÜRKEI IN DEUTSCHLAND
  janine
  ek is back
  GHEDDO
  sehr gutes lied
  HOBBY
  my best friends
  WICHTIG!!!
  Gästebuch
  Kontakt
 



  Links
   Lustich
   kostenlose online spiele
   alles gemischt



http://myblog.de/gangsta-gheddo

Gratis bloggen bei
myblog.de





CENNET

Rabbinizden olan magfiret ve eni göklerle
yer kadar olan cennete (kavusmak için) yarigin; o, muttakiler için hazirlanmistir.

Al-i Imran Suresi, 133

Birçok kimsenin hayalinde cennet, bulutlarin içinde, bir sis perdesinin ardinda, beyaz rengin hakim oldugu, aydinlik, fakat puslu bir rüyalar alemidir. Cennete girmeye hak kazanan insanlar ise yüzlerinde saf bir tebessüm ve uykulu gözlerle bulutlarin üstünde uçusan ve bununla mutlu olan insanlardir. Bazi kisilere göre ise yalnizca yesilligin, kirlarin ve çayirlarin bulundugu, kuzularin otladigi, insanlarin agaçlarin altinda oturup önlerinden akan dereleri seyrettikleri yesilliklerdir. Bu cahilce anlayisa göre cennet, her ne kadar huzurlu, sakin, güvenli de olsa, sonsuz bir hayat düsünüldügünde monoton ve sikici bir yer olarak düsünülmektedir.
Bu kavrayiþ yetersizliginin en önemli sebebi, kisinin Kuranda anlatilan gerçeklerden ve Kuranin müminlere kazandirdigi akil ve ferasetten yoksun olmasidir. Hem bilmeyen hem de akledemeyen bir insan ise, kuskusuz konulari derinligine düsünemez, birtakim incelikleri kavrayamaz, gerekli baglantilari zihninde kuramaz. Sonuçta da saglikli ve gerçekçi degerlendirmeler yapamaz. Dolayisiyla dünyevi konularda oldugu gibi, ahiretle ilgili konularda da, Kuran ayetlerini bilmeyen ve müminlere has akletme kabiliyetine sahip olmayan gaflet ehlinin zihnindeki cennet anlayisi yukarida verdigimiz örneklerin ötesine geçemez. Elbette böyle puslu ve Kuranda bildirilen gerçeklerden uzak bir ahiret anlayisi, Kuranda kastedilen ahirete imana benzememektedir.

Dikkat edilirse bu çarpik inanca sahip olanlari inkarci degil, gaflet ehli olarak tanimladik. Çünkü inkarcinin zaten, çarpik veya normal herhangi bir ahiret inanci yoktur. Gafletteki insan ise kendini Müslüman olarak görebilir. Ahiretin, cennetin, cehennemin varligini da hiç düsünmeden, çevresinden duydugu sekliyle kabul edebilir. Fakat böyle bir iman, Kurani bir bilinç, saglam bir tefekkür ve manevi bir derinlige dayanmadigi için ufak bir farkli düsünce, fitne, vesvese ya da süphede sarsilip, kolaylikla yikilabilir. Müslümanligi bir namus meselesi veya bir ulus ya da aile gelenegi seklinde algilayan ve kendilerini inançli bir insan olarak gören pek çok kimsenin durumu da bundan farkli degildir. Ayetlerde bu sapkin anlaysa sahip insanlar hakkinda pek çok örnekler verilmistir. Bu tür kimseler, Kuranda kesin bilgiyle inanmayanlar, Allaha bir ucundan kulluk edenler ve kalplerinde hastalik olanlar seklinde tanimlanirlar.

Inkarin insanlar arasinda yayginlasmasini ve Kuranda anlatilan gerçeklerden uzaklasmalarini arzu eden bir kisim inkarcilar da, toplumda yaygin olan bu tür çarpik ahiret anlayislarini, özellikle de cennet hakkindaki ilkel bakis açilarini derleyip, din ve Müslümanlar aleyhinde kullanirlar. Bu kisiler kiyamet, cennet, cehennem gibi konulari, toplum içinde yaygin olan kanaatler dogrultusunda, ilkel ve batil kaliplara sokarak bir alay ve eglence konusu haline getirirler. Insanlari Kuran ahlakindan uzaklastirmak için Müslümanlari, sonsuz hayatlari için yukarida tarif ettigimiz sekilde bir cennet beklentisiyle mutlu olan küçük ve basit zevklere sahip, estetik, sanat, zenginlik, ihtisam, teknoloji, konfor, refah, lüks gibi kavramlardan habersiz, yeme, içme, cinsellik, giyinme, eglenme gibi konulardaki zevkleri belli sinirlarda olan dar kaliplari asamayan, geri kalmis kimseler olarak lanse ederler. Bu suretle insanlari Islamdan ve Müslümanlardan mümkün oldugunca sogutmaya çalisirlar.

Halbuki bu düsünceler, toplum içinde hakim olan yanliþ anlayislara, geleneklerden gelen çarpik düsünceleri yansitmaktadir. Çünkü Allahin Kuranda inanan kullarina vaat ettigi cennet, insan aklinin kavramakta zorlanacagi bir güzellige sahiptir. Kitabin ilerleyen bölümlerinde de Kuran ayetleri dogrultusunda inceleyecegimiz gibi, cennet inkarcilarin bu yakistirmalarindan çok uzaktir. Ahiret de, inkar edenlerin zihinlerinde canlandirdiklari ve kendi akilsizlikliklarinin ürünü olan ilkel düsüncelerinin çok ötesindedir.

Ancak asil önemli olan Allahin varligina ve ahiret gününe iman ettiklerini söyleyip, inkar edenlerinkine benzer cennet, cehennem ve ahiret anlayislarina sahip insanlarin varligidir. Su iyice bilinmelidir ki, Kurandan habersiz, kulaktan dolma, atalarindan gördügü bir dine uyan kimsenin dini ne kadar bu gerçegi kendine kondurmak istemese de gerçek Islam dini degildir. Insanlarin ürettikleri, yillardan beri süregelen çarpik düsüncelerin sekillendirdigi farkli bir dindir ve bu din de Islam aleyhinde propaganda yürüten inkarcilar tarafindan Müslümanlarin aleyhinde kullanilmaktadir. Bu dini gerçek Islam gibi göstererek, Islama yönelik asilsiz iddialarda ve saldirilarda bulunmaktadirlar.

Cennet dünyaya çesitli yönlerden benzemekle birlikte dünyanin kat kat daha üstün, kusursuz ve eksiksiz olanidir. Üstelik ölümden sonra insani bekleyen iki sonuçtan biridir ve hiç Süphesiz bunun elde edilmesi için büyük bir ugras gerekmektedir. O halde kisinin yapmasi gereken, samimi bir kalple Rabbine teslim olmasi, sahip oldugu tüm batil inançlari terk edip Kuran ayetlerini eksiksizce yasamasi ve tüm hayatini Allahin razi olacagi sekilde geçirmeye çalismasidir. Ayni zamanda cennetin varligi ile ilgili düsüncelerini de iyice netlestirmeli ve Kuran ayetlerinde cennet hakkinda bildirilen dogru bilgileri bir an önce ögrenmelidir.

 




Verantwortlich für die Inhalte ist der Autor. Dein kostenloses Blog bei myblog.de! Datenschutzerklärung
Werbung